STK’lardan ÇEDES tepkisi
STK’lardan ÇEDES tepkisi
Milli Eğitim Bakanlığı, Gençlik ve Spor Bakanlığı ve Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından yürütülen, Çevreme Duyarlıyım, Değerlerime Sahip Çıkıyorum Projesi (ÇEDES) kapsamında İzmir’deki her üç okuldan birine “manevi danışman” adı altında imam, vaiz ve din hizmetleri uzmanı ve Kur’an Kursu öğreticisi görevlendirilmesine Gaziantep Sivil Toplum Kuruluşları Platformu’ndan tepki geldi. STK’lar, ‘’Okullarda manevi danışmana değil, öğretmene ihtiyaç var’’ diyerek tepki gösterdi.
Milli Eğitim Bakanlığı, Gençlik ve Spor Bakanlığı ve Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından yürütülen, Çevreme Duyarlıyım, Değerlerime Sahip Çıkıyorum Projesi (ÇEDES) kapsamında İzmir ve Eskişehir’de bazı okullara imam ve vaiz gönderilmeye başlandığı iddia edildi. söz konusu iddiaya Gaziantep Sivil Toplum Kuruluşları Platformu’ndan tepki geldi.
ÜÇ OKULDAN BİR TANESİNE MANEVİ DANIŞMAN
Gaziantep Sivil Toplum Kuruluşları Platformu’ndan yapılan yazılı açıklamada, ‘’Yakın zamanda Eskişehir ve İzmir’ de okullara imam ve vaiz gönderilmeye başlanmıştır. Özellikle İzmir’ de imam giren okul sayısı günden güne artmaktadır. İzmir İl Milli Eğitim Müdürlüğü ile İzmir İl Müftülüğü arasında “Çevreme Duyarlıyım, Değerlerime Sahip Çıkıyorum Projesi (ÇEDES)” kapsamında yapılan protokolle, 842 okula, yani İzmir’ deki her üç okuldan bir tanesine “manevi danışman” adı altında imam, müezzin, vaiz, din hizmetleri uzmanı ve kuran kursu öğreticisi gönderilmiştir. Anayasa’nın 42.Maddesi “Öğrenim hakkının kapsamı kanunla tespit edilir ve düzenlenir. Eğitim ve öğretim, Atatürk ilkeleri ve inkılapları doğrultusunda, çağdaş bilim ve eğitim esaslarına göre, Devletin gözetim ve denetimi altında yapılır. Bu esaslara aykırı eğitim ve öğretim yerleri açılamaz” derken, ÇEDES hem bir kanunla belirlenen bir uygulama olmadığı için hem de laik ve bilimsel eğitimle tezat olduğu için bu kesin hükümle çelişmektedir.
Yine Anayasanın 128. Maddesi’ndeki “Devletin, kamu iktisadi teşebbüsleri ve diğer kamu tüzel kişilerinin genel idare esaslarına göre yürütmekle yükümlü oldukları kamu hizmetlerinin gerektirdiği asli ve sürekli görevler, memurlar ve diğer kamu görevlileri eliyle görülür” hükmü, bir alandaki kamu hizmetinin o alandaki kamu idaresi ve memurlarınca görülebileceğinin altını çizmektedir. Yani bu maddeye göre eğitim işi, ÇEDES’te yapıldığı üzere o işin uzmanı olan öğretmenlerden alınıp imamlara verilemez. Ayrıca Milli Eğitim Temel Kanunu “Eğitim ve öğretim hizmetinin, bu kanun hükümlerine göre Devlet adına yürütülmesinden, gözetim ve denetiminden Milli Eğitim Bakanlığı sorumludur” derken, Bakanlık ÇEDES ve benzeri protokollerle bu görev alanını devrederek, vakıfları kendi sorumluluk alanına dahil ederek kendi kanunu ile çelişmektedir. Öğrencilerin ders sırasında sınıftan çıkarılması ya da almak zorunda oldukları bir ders yerine ders saatinde bu “eğitime” maruz kalmaları, Anayasal güvence altındaki eğitim haklarının gaspı anlamı taşıyacaktır. Bu projede, pedagojiden bihaber, çocuklara nasıl yaklaşılacağının eğitimini bilimsel olarak almamış yetişkinler, çocukların en güvenli htikleri alan olması gereken okullara sokulmaktadır. Yine bu okullarda farklı dini inanışa mensup yurttaşlarımızın çocukları, kendilerini tehlike altında hme riski de bulunmaktadır. Ayrıca protokolün içeriği hakkında kamuoyuna açıklama yapılmaması da düşündürücüdür.’’
PROTOKOL İPTAL EDİLMELİ
Açıklamada, ‘’Bu her şeyden önce kamu kaynaklarını israf etmektir. Eğitime ayrılan bütçe artırılmalıdır. Bütçe artışı, ÇEDES için değil demokratik, laik, bilimsel ve kamusal eğitime katkı sağlamak için olmalıdır. Okullarımızda danışmanlık hizmetini yapmak görevli rehber öğretmenlerin sorumluluğundadır. Öğretmenlerin sayısı konusunda bir eksiklik varsa atama bekleyen on binlerce rehber öğretmenimiz vardır. Okullarımızda din eğitimi ise Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi alanında uzman öğretmenler tarafından zaten verilmektedir. “Değerler eğitimi” öğretmenlerin eğitim alanına girmektedir. Anayasa başta olmak üzere eğitimle ilgili yasa ve yönetmeliklerle aykırılıklar taşıyan, laik eğitim ile adı aynı cümle içinde dahi geçemeyecek olan bu protokol derhal iptal edilmelidir.’’
OKULLARDA ÖĞRETMENE İHTİYAÇ VAR
Gaziantep STK’ları olarak altını çiziyoruz, Okulların “manevi danışmana” değil, öğretmene ihtiyacı vardır. Eğitim, sadece ve sadece öğretmenlerin yapabileceği bir uzmanlık işidir. Bugün öğretmenlerin uzmanlığını hiçe sayıp çıkarttıkları meslek kanunu ile tekrar tekrar sınavlara sokanların, eğitim konusunda hiçbir uzmanlığı olmayan insanları okullara doldurma gayretini kabul etmiyoruz. Şimdi buradan velilerimize sesleniyoruz; Çocuklarınızın eğitim adı altında manen ve fiziken güvencede hmeyecekleri hiçbir uygulamayı kabul etmek zorunda değilsiniz. Onların geleceği için bu protokolü reddedin! Başöğretmenimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün de söylediği gibi “Çocukları korumak, vatanı korumaktır” Bu bilinçle, eğitime, çocuklarımıza ve geleceğimize sahip çıkıyoruz, herkesi birlikte mücadele etmeye davet ediyoruz’’ ifadeleri yer aldı.
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.